Kethüdâ’nın Görevi Nedir? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İstanbul’da, her gün binlerce insanın arasından geçerek işe giderken ya da sokakta bir grup insanla sohbet ederken bazen çok basit gibi görünen kavramların toplumsal yapıyı ne kadar derinden etkilediğini fark ediyorum. Kethüdâ’nın görevi nedir sorusu da tam bu noktada, günlük hayatın çok uzak gibi görünen ama aslında tam içinde yer alan bir soruya dönüşüyor. Bu yazıda, kethüdâ kavramını toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından inceleyerek, hem tarihsel hem de güncel bağlamda farklı toplumsal grupların bu kavramdan nasıl etkilendiğini anlamaya çalışacağım. Kethüdâ’nın Tarihsel Görevi Kethüdâ, Osmanlı İmparatorluğu döneminde, özellikle…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Galvaniz Oluk Fiyatı Ne Kadar? Bir Günün Hikayesi Bir Başlangıç, Bir Soru Kayseri’nin soğuk bir sabahında, rüzgarın şehrin dar sokaklarına vurduğu bir günde, evimizin çatısına bir şeyler yapılması gerektiğini fark ettim. Yağmur suyu, eski oluklardan içeri sızıyordu. Her yere su damlıyordu. Yalnızca gözle görülen hasar değil, içeriye yansıyan o küçük soğukluk da beni rahatsız etmeye başlamıştı. Bir an, sanki tüm bunlar benim başıma gelmiş gibi bir hisse kapıldım. Çatının tam ortasında birikecek olan her damla su, bir şekilde bana geri dönüyordu. Sonra aklıma geldi; Galvaniz oluk fiyatı ne kadar? diye sordum kendime. Birçok şeyin fiyatını araştırmaya alışkındım, ama bu konu…
Yorum BırakBitlis’in Neyi Meşhur Yemeği? Yalnızca Lezzet Değil, Bir Kültür! Bitlis. Evet, evet, o kadar uzak değil. Hani şu “Ah, Bitlis’in mutfağında neler var?” dediğinizde, aklınıza gelen ilk şeyin aslında yemek olduğunu düşünüyorsanız… Yanılıyorsunuz! Tabii ki yemek de var ama Bitlis, sadece yemekleriyle değil, bir kültürle de meşhur. Ancak biz bu yazıda yalnızca yemeklere odaklanacağız (gerisini başka bir yazıya bırakıyorum). Şimdi, Bitlis’in neyi meşhur yemeği? Diye soruyorsunuz ya, tam olarak anlatmam gerekirse… En meşhur yemeği: Bitlis’e özgü kavurma ve keledoş! Hadi, biraz daha derinleşelim ve “Ben Bitlis hakkında ne kadar bilgi sahibiyim?” sorusunu kendimize soralım. Bu yazıyı okuduktan sonra en azından…
Yorum BırakGiriş — Bir Temizlik Markası Üzerinden Ontoloji, Epistemoloji ve Etik Üzerine Düşünmek Bir gün raflarda bir temizlik ürünü görüyorsunuz: “Evonox Clean”. Temizlik maddesi — toz, sıvı, koku veren kapsül — sıradan bir tüketim nesnesi, maliyeti ve faydası olan bir ürün. Fakat bir an durup düşünürsem: “Bu marka kimindir? Onu sahiplenen, onu adlandıran, onu pazarlayan kim ya da ne?” sorusu — aslında daha derin bir soru: bir nesne nasıl bir kimlik, bir anlam kazanır; bu kimlik kim tarafından inşa edilir? Bu yazıda Evonox Clean’in teknik/kurumsal sahibini kısa bir biçimde ortaya koyduktan sonra, bu markaya dair “kimlik” sorusunu felsefi perspektiften, üç başlıktan…
Yorum BırakAskere Kaç Yaşından Sonra Alınmaz? Küresel ve Yerel Perspektiften Bir Bakış Herkesin hayatında bir noktada gündemine gelen, aslında oldukça basit gibi görünen ama bir o kadar da derin anlamlar taşıyan bir konu var: “Askere kaç yaşından sonra alınmaz?” Türkiye’deki askerlik sistemi ile ilgili, küresel perspektiften de bakarak, farklı kültürlerin ve ülkelerin bu konuda nasıl bir yaklaşım sergilediğine değinmek oldukça ilginç. Türkiye’de Askerlik ve Yaş Sınırı Aslında bu soru, Türkiye’deki askerlik sistemine ne kadar hâkim olduğumuzla da ilgili. Türkiye’de askere alınma yaşı, temel olarak 20 ile 41 yaş arasında değişen bir süreçtir. Yani, bir Türk vatandaşı, 20 yaşına girdiğinde askerlik yükümlülüğü…
Yorum BırakDopiyes Nedir? Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Bir insanın hayatında öğrenmenin dönüştürücü gücünü hissettiği anlar vardır. Belki bir kitap, belki bir ders, belki de çok sevdiğiniz bir öğretmenin verdiği ufak bir tavsiye. Öğrenmek, sadece bilgi edinmek değil; düşünceyi, duyguyu ve tutumu değiştirebilen bir süreçtir. Bu süreç, kişiyi sadece akademik anlamda değil, toplumsal ve bireysel olarak da dönüştürür. Öğrenme, hayatı şekillendiren bir güçtür. Bugün, bu dönüştürücü gücü daha derinden anlamamıza yardımcı olacak önemli bir kavramdan bahsedeceğiz: Dopiyes. Hepimiz öğrenme süreçlerinin, öğretim yöntemlerinin, eğitim teknolojilerinin ve toplumsal yapının birbirini nasıl etkilediğini düşündük. Dopiyes, bu unsurların bir kesişim noktasıdır ve eğitimde…
Yorum BırakBüllöz Tedavisi ve Ekonomik Perspektif: Kıt Kaynaklar ve Seçimlerin Sonuçları Hepimizin hayatında karşımıza çıkan bir gerçek vardır: Kaynaklar sınırlıdır. Bir ekonomist için bu, her seçimde belirli bir fırsat maliyeti olduğunu ifade eder. Bu, bir karar verirken başka bir alternatifi kaybetme anlamına gelir. Sağlık, toplumun en önemli kaynaklarından biridir ve bu kaynağın etkili bir şekilde yönetilmesi, bireylerin ve toplumların refahını doğrudan etkiler. Büllöz hastalığının tedavisi ise, sadece bireysel bir sorun değil, aynı zamanda daha geniş ekonomik bir sorundur. Bu yazıda, büllöz hastalığının tedavisini mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektiflerinden analiz edecek; piyasa dinamiklerinden, bireysel karar mekanizmalarına kadar çeşitli ekonomik unsurları irdeleyeceğiz.…
Yorum BırakŞakir Ne Demek Arapça? Bazen bir kelime, hayatımızda büyük anlamlar taşıyabilir, bazen de sadece kulağa hoş gelir ve başkalarına ne anlama geldiğini pek sorgulamayız. Çocukken, okulda arkadaşlarımın arasında “Şakir” adı çok yaygındı. Aralarındaki en neşeli, en hayat dolu olanlar genellikle “Şakir”di. Ama bir gün, Arapça kökenli bir kelime olduğunu öğrendiğimde, bu kelimenin anlamının ne kadar derin olabileceğini fark ettim. Hadi şimdi, “Şakir” kelimesinin Arapçadaki anlamına bir göz atalım. Zaten Arapçanın zenginliğini düşündüğümüzde, her kelimenin içinde bir hikaye bulmak mümkün. Şakir Ne Demek Arapça? Arapçaya dayanan kelimeler her zaman derin anlamlar taşır. Şakir (شاکر), Arapçada “şükreden” ya da “minnettarlık gösteren” anlamına…
Yorum BırakAntalya’nın Meşhur Tarihi Yerleri: Edebiyat Perspektifinden Bir Keşif Kelimeler, yalnızca dilin kurallarına uygun şekilde sıralanmış harflerden ibaret değildir. Onlar, zamanın ötesine geçen birer köprüdür. Her kelime, bir yerin, bir anın, bir duygunun hatırlatıcı simgesi olabilir. Bir yazar, her cümlede geçmişin, şimdiki zamanın ve geleceğin izlerini bırakır. Edebiyatın gücü, anlatıların dönüştürücü etkisinde yatmaktadır; bir metin, okurun zihninde yeni dünyalar kurar, geçmişin öykülerini bugünün gerçekliğiyle harmanlar. Antalya, bu anlamda, sadece denizi ve doğasıyla değil, tarihsel mirasıyla da edebiyatın zengin çağrışımlarını içinde barındıran bir şehir olarak karşımıza çıkar. Antalya’nın tarihi yerlerine bir edebiyatçı gözüyle bakmak, yalnızca taşların ve duvarların öyküsünü dinlemekten çok, her…
Yorum BırakFormasyon Alan Öğretmen Olabilir Mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme İstanbul’da yaşıyor olmak, günlük hayatın her anında farklı insanlarla karşılaşmak anlamına geliyor. Birbirinden farklı toplumsal katmanlardan, kültürel geçmişlerden ve eğitim seviyelerinden gelen insanları gözlemlemek, aslında büyük bir toplumsal deneyim sunuyor. Bu deneyimler, bazen okulda, bazen sokakta, bazen de toplu taşımada karşılaştığım anlar sayesinde zihnimde birikiyor. Bir gün, metroda karşılaştığım bir öğretmen adayının konuşmasını dinlerken aklıma takıldı: “Formasyon alan öğretmen olabilir mi?” Sorusu, sadece eğitimdeki fırsat eşitsizliklerini değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramları da sorgulama ihtiyacı doğurdu. Peki, formasyon almak, öğretmenlik mesleği için yeterli…
Yorum Bırak